Pr5 Toplist Forum
Ocak 09, 2009, 06:49:56 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: http://chat.pr5toplist.com sayfamız açılmıştır.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Etiket GiriÅŸ Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ben Bir Ogretmenim  (Okunma Sayısı 100 defa)
SHeRo
Global Moderator
Jr. Member
*****

Popülerlik +2/-0
Mesaj Sayısı: 68



Üyelik Bilgileri E-Posta
« : Haziran 09, 2008, 10:33:32 ÖÖ »

BEN BİR ÖĞRETMENİM…
…Tüm Şehit Öğretmenler İçin…


Kadim zamanlarda, yorgun yolcuların konakladığı kervansaraylar gibi olmalıyım. Sıcak, emin, cömert. Kışla yaz kucaklaşmalı ellerimde. Çorak toprakların bağrından nehirler akıtmalıyım, gür ve gümrah. Ve toprağımın çorak yanlarını kanımla sulamalıyım, vahaya dönüştürmeliyim tüm coğrafyamı. Gürbüz çocukların, anne rahminde boğulmalarından korkmadan, her gün biraz daha büyümeliyim, gelişmeliyim, çoğalmalıyım.

 

 

            Ben bir öğretmenim. Yıllar yavaÅŸ yavaÅŸ gözlerimin aydınlığını karartır, isterim ki ışıklarım öğrencilerimin gözlerinde yıldız gibi parlasın. Kelimelerim öpücükler kadar yumuÅŸak bir biçimde sarsın öğrencilerimi. Kelimelerim yıldız olsun göklerine, kandil kandil aydınlatsın karanlıkları. Ve iz bırakmak bugünden yarına, vücudun dar ve sevimsiz geometrisinden kurtulup yok olmak bir ideal uÄŸruna. Hayatın ne kadar kısa, ne kadar oyun ve oyalanmadan ibaret olduÄŸunu düşünerek, yeni ufuklar belirlemek ve ebedileÅŸmek ebedi deÄŸerler uÄŸruna. Sonra boyut kazanmak, çoÄŸalmak, müthiÅŸ bir seziÅŸ gayretiyle düzinelerce insan olmak bir bedende. Bir anıta, bir kitaba, bir kitabeye dönüşmek ve ruhlarıyla güven ve sevgi kaynağı olmak, toprak kadar mümbit, toprak gibi ebedileÅŸmek ardından. Kutsal bir emanet olarak görmek öğrencileri ve kutsal bir metin aktarır gibi ihtimam göstermek her kelimeye. Bir de infaz saatlerini bilen ölüme mahkum suçlular gibi dolu dolu yaÅŸamak zamanın her anını. Küçük vazifelerden kurtulmak için, büyük hayallerin mahzeninde ilerlemenin yanlışlığına düşmeden yerine getirmek kendine düşeni.

 

            YaÅŸamak sevmektir, Sevmek yaÅŸamak…

 

            Ben bir öğretmenim, kuzey nehirleri kadar serin olmam gerektiÄŸini bilirim çölün baÄŸrında. Güney iklimlerinde soylu, sükunetli bir vaha olmalıyım her mevsim. Acziyetlerime, kollarından ve zaaflarından baÄŸlı olmadığımın bilinciyle yaÅŸamalıyım. Bir meltem gibi esmeliyim yanık yüreklerde. Her sabah bir arz-ı mev’ud’la çıkmalıyım öğrencilerimin karşısına. Umutlar oluÅŸturmalıyım düşsüz akÅŸamlarda düş kırıklıklarından, Minerva’nın baykuÅŸunun ötmemesi için ülkemin gökyüzünde. Ben öğretmenim. Yanlış attığım her adımın, öğrencilerimin dünyalarında, bir sütunun yıkılmasına sebep olduÄŸunun farkında olmalıyım. Cam parçalarını, elmas kırıklarına tercih edenlerden de olmamalıyım. Cehaleti düşman olarak görüp, göstermediÄŸim, onu yenemeyince ona alışmaya kalkmak, hiçbir zaman geçmemeli aklımdan. Heyecanım daima taze olmalı yüreÄŸimde. Hatıralar oluÅŸturmalıyım bahçemde, çiçek çiçek, renk renk. Baharda dallarında yaprakların gülümsemediÄŸi, aÄŸaçlar gibi olmalıyım her mevsim. Gökten ışık yaÄŸarken yeryüzüne, ben de bir ışık olarak kanatlanmalıyım yeryüzünden. İbrahim gibi, ateÅŸ denizini gül bahçesine dönüştürmeyi de baÅŸarmalıyım. Cehalet zindanlarının kalın duvarlarından sızan ışık olmalıyım, bu ışıkla gözleri kamaÅŸmalı karanlık ruhların.

 

            Ben bir kozmik kavga vermeliyim…

 

            Kadim zamanlarda, yorgun yolcuların konakladığı kervansaraylar gibi olmalıyım. Sıcak emin, cömert. Kışla yaz kucaklaÅŸmalı ellerimde. Çorak toprakların baÄŸrından nehirler akıtmalıyım, gür ve gümrah. Ve toprağımın çorak yanlarını kanımla sulamalıyım, vahaya dönüştürmeliyim tüm coÄŸrafyamı. Gürbüz çocukların, anne rahminde boÄŸulmalarından korkmadan, her gün biraz daha büyümeliyim, geliÅŸmeliyim, çoÄŸalmalıyım. Benden öncekilerin kanlı mızraklarıyla çizdiÄŸi fütuhat haritamın, paramparça olmaması için hep uyanık olmalıyım, hep tetikte kalmalıyım. Çünkü ben bir öğretmenim. Teskin olmaz bir arzuyla uÄŸraşılmaya deÄŸer üç meÅŸgalem olmalı benim: İlim, irfan, terbiye. Sonsuz fedakarlıklar ile karanlıklardan kurtarmalıyım etrafımı, dolunay gibi. Ben bir kıvılcım olarak kalmalıyım her zaman. Hatıralarda ebedileÅŸmeliyim. Menfaatler, kıyılarıma uÄŸramadan geçip giden gemiler gibi olmalı. Benim de fırtınalı anlarımda, sığınacağım limanlarım da olmalı, kitaplardan limanlar yapmalıyım kendime. Muhkem, emin, ebedi. İki ÅŸey sadır olmalı benden ışık ve söz, herkesin gökyüzünü aydınlatan ışık, herkesin gönlünü geniÅŸleten söz. Zaman, kelimelerin külleri arasına gömse de beni, ben bir kıvılcım olarak kalmalıyım orada. Hatıralarda ebedileÅŸmeliyim. Bir nefeste tutuÅŸmalıyım zihinlerde. İnsanlık sürdüğü kadar sürmeli, benim bu kozmik kavgam. UÄŸruna öldüğüm ülkemin topraklarının baÄŸrından baÅŸaklar yükselecek biliyorum, salkım saçak. Ben yediveren olurum, soylu bir kavgada topraklarıma düşünce. Ben ölünce dilsiz çöller, kuÅŸ naÄŸmeleriyle ÅŸenlenir. Ve ben yaÅŸayabilmek ve yaÅŸatabilmek için;

                        Çekilmez gibi görünen acılar çekmeliyim

            Gece gibi, ölüm gibi ansızın gelen

            İhanetleri karşılamalıyım göğsümün sıcaklığında

                        Ve direnmeliyim hain akÅŸamlara

            İlk yaz ÅŸafaklarına

                        Hayat vermek için sevmeliyim ölürcesine

            Umutlar yeÅŸertmeliyim düşsüz akÅŸamlarda düş kırıklıklarından

                        Örtünce yüzünü mertliÄŸin

            Bir eÅŸkıya kurÅŸunuyla ansızın

                        Uzanmalıyım dünden yarına boylu boyunca

            Yeryüzünün onuru olmak için

 

            ÇaÄŸların karanlığını, bir ateÅŸböceÄŸi gümrahlığıyla da olsa aydınlatmasaydım, gayretimin tutuÅŸturucu nefesiyle kıvılcımları volkanik bir aleve dönüştürmeseydim, bütün bir milletin ruhu ısınmayacak, karanlıklar fecre dönüşmeyecekti.

 

            Ben bir öğretmenim. Öğrencilerime, gençliÄŸin sadece insan ömrünün ilk ve erken dönemi olmadığını, onun bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü, heyecanların kuvvet ve dinçliÄŸi, cesaretin umutsuzluÄŸa ve korkaklığa, macera iÅŸtiharının rahat ve asude yaÅŸam sevdasına daha üstün geldiÄŸinden de söz etmeliyim. GençliÄŸin, zamanı kavrama ve kuÅŸatma süreci olduÄŸunu da belletmeliyim onlara. Her gün yeniden umut taşımalıyım öğrencilerime, kucak kucak. GüneÅŸin sadece umudu olanların karanlığını aydınlattığını, kutup yıldızlarının, sadece uzağı görenlerin, uzaklarda farklı bir yaÅŸam biçiminin var olduÄŸunu, var olması gerektiÄŸini düşünenlere yol göstereceÄŸini, iyice belletmeliyim onlara. Heyecan ve yaÅŸama sevincinin yok olmasıyla, kendileri yaÅŸasalar da, ruhlarının öleceÄŸini de anlatmalıyım.

 

            Üzüntü, şüphe, özgüvensizlik, korku ve yeis, bütün bunlar, baÅŸları eÄŸen, yükselme yeteneÄŸinde olan inancın önündeki engellerdir. Hayatta, zafer ve yenilgi iç içedir ve bunlar sudaki dalgalar gibi birbirlerini takip ederler. Bu yüzden, her sıkıntının bir ödülün hazırlayıcısı olduÄŸuna inandırmalıyım onları. Samimiyetle atılan hiçbir adımın sonuçsuz kaldığına kimsenin tanık olmadığını da söylemeliyim. MutluluÄŸun yollarından birinin, üzerimize düşeni yaptıktan sonra beklentilerden uzak, zafere ve yenilgiye aynı derecede duvarsız kalmakla, elde edilebileceÄŸine inanmasını saÄŸlamalıyım öğrencilerimin.

 

            Ben bir öğretmenim. Öğrencilerime, baÅŸarmak uÄŸruna, ellerinde neleri varsa verdikten sonra, bir an için, bunların boÅŸa gittiÄŸini görüp de yıkılmadan, tekrar yorgun vücutları ve titrek dizleriyle, yeniden doÄŸrulmayı baÅŸarabileceklerine inandırmalıyım onları. Kasları ve sinirleri yıpranmış, iradeleri güçlü, arzuları diri ise, tüm büyük adamlar gibi, düşmanlarının yaptıkları kötülükleri hatırlayacak bir hafızaya da sahip deÄŸil iseler, bundan da öte, düşmanlık duygularından soyutlanıp, mümkünse içlerindeki düşmanlık hislerine düşmanlık etmelerini ve insanların onlara güven duymalarının erdemini kavratabilirsem, adıma layık olduÄŸumu düşüneceÄŸim. Onlara, ÅŸafakların sökmesinin, binlerce yıldızın yok olmasına baÄŸlı olduÄŸuna ve tüm ihtiyaçlarının, içlerindeki cevherin iÅŸletilmesiyle karşılanacağına, kendilerini inandırabilirsem, o zaman, baÅŸkalarının üzeride sadece masmavi bir gök, ayaklarının altında ise yeryüzünün tüm hazinelerinin olduÄŸunu da öğretmiÅŸ olurum.

 

            Gündelik telaÅŸlarım yüreÄŸimi örselememeli…

 

            Bazen kör bir kuyuya benzese de hayat, ölüme bile koÅŸacak mecalim kalmasa da, sevdiklerim umutlarım yine de kaybolmamalı gözümde. Aczime tahammül göstermesini de bilmeliyim. Böyle zamanlarımda çevremi kırmamak için, bütün terbiyemi, bütün insanlığımı, tüm makuliyetimi seferber etmeliyim. Her davranışım, hürmet ve takdire layık olmalı. Günler soÄŸuk, düşman ve acımasız. Asya akıncıları gibi geçip gitse de yanımdan, ben yaÅŸlanmamalıyım, kimse beni yaÅŸlı görmemeli, çünkü ben bir öğretmenim. BaÅŸka bir gezegenin insanıymış gibi, hayatı sadece seyretsem de, sefaletler, intibaksızlar, kuÅŸatsa da beni aç bir kurt gibi, yeise, korkuya umutsuzluÄŸa dair en ufak bir emare görmemeli kimse üzerimde. Çünkü ben bir öğretmenim. Kelimeleri kirli libaslarından kurtararak, bir kelebek hafifliÄŸiyle ve yaz akÅŸamlarında birer yıldız parlaklığında kullanmalıyım. Mehtap gibi olmalıyım. Bütün kusurları muhteÅŸem bir manzaraya dönüştüren bir mehtap gibi. Ondan daha çok ebedi, ondan daha çok gönüle seslenen. Tabiata benzemeliyim, onun kadar cömert, onun kadar sonsuz, onun kadar sabırlı. Her hecesinde bir dünyanın gizlendiÄŸi kelimeler dökülmeli dilimden, çaÄŸlayanlar gibi. Arzın bütün renkleri olmalı gözlerimde, bütün ışıkları yayılmalı gözlerimden arza. Göğsümde bir kandil daha sönmeli, bir öğrencim umutsuzluÄŸa düşünce ve kuÅŸlar cıvıldamaz olmalı bahçemde, onları heyecansız görünce. Hislerimden arınmış olarak, bir şölene dönüştürmeliyim derslerimi.

 

            Zor zamanlarda sükut uçurum gibi büyür. Gölge kadar sessizleÅŸir sözcükler. Nihayet gönüllere baharı getiren siz olmazsanız, mevsimler deÄŸiÅŸmez olur gönlümde. Umutlarım olmasa, kurtulamazdım hayat denen bu rezil, bu pespaye, bu anlamsız sürükleniÅŸten. Ömrümün en kederli anlarını sizi kaybedince yaÅŸarım. GüneÅŸ o an ufuklarımda kaybolur ve isli bir gece kuÅŸatır her yanımı, gün ortasında.

 

            Bu satırlar üzerinde bir suçlu gibi dolaşırken, yarınlarının bugünlerinden daha iyi olmasını beklediÄŸim öğrencilerimi düşünüyorum. Öğretmek ve öğrenmek beklemektir, biliyorum. Bu sevdayı yaratan da, bu beklenti deÄŸil mi zaten. Denizi İsrail’in peygamberinin hayalleri yarmış. Ben, ilimle cehalet arasına, erdemle soysuzluk arasına, olanla olması gereken arasına, baÅŸkası olmakla kendisi olmak, taklit etmekle otantik olmak arasına, bir uçurum açmak istiyorum.

 

            Acılarımın kaynağı öğrencilerim… Evet, onlar benim acılarımın kaynağı. Ama benim hayatımın kaynağı da onlar. Onlar için verilen bir kavganın zaferle taçlandığına kimse tanık olmadı, kimse tanık olmayacak. Ben bir öğretmenim. Realite çirkinleÅŸtiÄŸi zaman, önümde iki yol olur, biri öğrencilerime giden, yani bilime, hakikate, ebediyete. DiÄŸeri menfaate, yokluÄŸa ve hiçliÄŸe giden iki yol. Ben birinciyi seçerim. BaÅŸkaları için yaÅŸamakla, kendisi için yaÅŸamak arasındaki fark burada olmalı. Kendi ikballeri ve istikballeri için yaÅŸayıp ve yaÅŸarken baÅŸkalarını yok ederek yaÅŸayanlar ve sonra da, bir böcek gibi kaybolup gidenlerle, yaÅŸadığı sürece kendini yok edip, baÅŸkaları için yaÅŸayıp ve böylece ebedileÅŸenler arasındaki fark burada olmalı. Ben kendimi yok etmeyi seçtim. Çünkü ben bir öğretmenim. Hatıralarda kaybolmayacağımı biliyorum. Siz de bir yoldaÅŸ eskisi gibi hatıralarımda yok olmayacaksınız. O yüzden, hacet yok hatıraların sizi hatırlatmasına. Çünkü siz bana bir uzvum kadar yakınsınız. Gözyaşı kadar temiz, beÅŸikteki İsa kadar masum öğrencilerim.

 

 

Kelimeleri kirli libaslarından kurtararak, bir kelebek hafifliğiyle ve yaz akşamlarında birer yıldız parlaklığında kullanmalıyım. Mehtap gibi olmalıyım. Bütün kusurları muhteşem bir manzaraya dönüştüren bir mehtap gibi. Ondan daha çok ebedi, ondan daha çok gönüle seslenen. Tabiata benzemeliyim, onun kadar cömert, onun kadar sonsuz, onun kadar sabırlı. Her hecesinde bir dünyanın gizlendiği kelimeler dökülmeli dilimden, çağlayanlar gibi. Arzın bütün renkleri olmalı gözlerimde, bütün ışıkları yayılmalı gözlerimden arza.

 

 

Hasan TUTAR, Bayburt MYO Öğretim Elemanı
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 1010


View Profile
Re: Ben Bir Ogretmenim
« Posted on: Ocak 09, 2009, 06:49:56 ÖÖ »

 
      uyari
Merhaba ziyaretci. Oncelikle sitemize hosgeldiniz. Ben robot moderator olarak siteden daha fazla yararlanmaniz icin sitemize uye olmanizi oneririm. iyi eglenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ben Bir Ogretmenim oyunlari, Ben Bir Ogretmenim programi, Ben Bir Ogretmenim oyunu indir, Ben Bir Ogretmenim program yukle, Ben Bir Ogretmenim download, Ben Bir Ogretmenim hikayeleri, Ben Bir Ogretmenim resimleri, Ben Bir Ogretmenim haber, Ben Bir Ogretmenim yukle, Ben Bir Ogretmenim videosu, Ben Bir Ogretmenim msn eklentisi, sarki sozleri
Logged
HeRo
Administrator
Hero Member
*****

Popülerlik +2/-0
Mesaj Sayısı: 518


Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : Haziran 09, 2008, 02:04:09 ÖS »

bende olacam :d
Logged
SHeRo
Global Moderator
Jr. Member
*****

Popülerlik +2/-0
Mesaj Sayısı: 68



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #2 : Haziran 10, 2008, 11:23:18 ÖÖ »

Insallah...Bende:)
Logged
Etiket:
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer: